Ağız Sütü (Kolostrum) (Ocak 2014)

İneklerin ağız sütü yani kolostrum ilk süttür.  Bilindiği gibi yoğun kıvamlıdır.  Birkaç gün içinde kıvamı ve görünüşü süte döner.  Ağız sütünde,  süte göre 2 kat toplam kuru madde vardır. Toplam yağlar süte göre 1,7 kat, protein 4,5 kat, toplam mineraller 1,5 kattır.  Bu miktarlar giderek azalır ve bildiğimiz inek sütü haline gelir.  

Ağız sütünün içeriği çok zengindir. En çok bilineni koruyucu maddeler yani immunoglobulinlerdir.  Ancak; ağız sütü bu maddeler dışında buzağının yaşama tutunması için gereken tüm bileşikleri içinde bulunduran, sağlıklı bir başlangıç için gerekli mükemmel bir kombinasyondur.  Ağız sütünde;  kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, sodyum, çinko gibi mineraller, thiamin, riboflavin, niacin, folikasit, pantotenik asit gibi vitaminler, B 12 vitamini, ayrıca yağda eriyen A,D,E,K vitaminleri ile betakaroten bulunur.

Ağız sütü; büyüme hormonu, büyüme faktörleri, antimikrobiyel proteinler, glikoproteinler, savunma sistemini aktive eden, vücut direncini arttıran, bakterilerin bağırsak duvarına tutunmasını engelleyen maddeler ihtiva eder.  Ayrıca; insülin benzeri büyüme faktörleri sindirim sisteminin gelişimi için çok büyük önem taşır.  Çünkü, buzağılar büyüdükçe, zamanla işkembe, börkenek, kırkbayır gibi ön mideler oluşacak ve geviş getirme fonksiyonu başlayacaktır.

Sağlıklı inek veya düvelerin ağız sütleri sağlıklı olur.  Anneler aşılanmış ise, koruyucu maddeler ağız sütüyle yavruya geçer.  Zaten ağız sütü dışında annenin yavruya koruyucu maddeleri aktarmasının başka bir yolu yoktur.

Ağız sütünün faydası doğumu takip eden ilk saatlerde daha çok olup, giderek azalır.  İçindeki hazır maddeler sayesinde pasif bağışıklık ve tam bir besleme sağlar.  Tek şart;  ilk iki saat içerisinde en az 2 litre, ilk 12 saat içerisinde en az 6 litre ağız sütünün içirilmesi ve içirildiğinden emin olunmasıdır.

Buzağının annesinden ağız sütünü emmiş olması,  ne miktarda aldığından emin olmadığımız anlamına gelir. O sebeple bir biberonla verilebileceği gibi, sonda ile de verilebilir.  Ağız sütünün verilme metodu ne olursa olsun, yukarıdaki miktarları aldığını bilmek önemlidir.  Meme iltihabı olan ineklerin ağız sütünü buzağılara vermek doğru olmaz.  Bazı ineklerin doğumda ölmesi, mastitis geçirmeleri ve benzeri sebeplerden yavrulara ağız sütü verilememesi gündeme gelebilir.  Böyle durumlar için çiftlikteki fazla ağız sütleri dondurulmalı, ziyan edilmemelidir.  Gerektiğinde dondurulmuş ağız sütü ılık suda çözündürülerek buzağıya içirilir.

Buzağı bir- iki saat içerisinde annesinden ayrılmalı ve temiz-kuru bir yere konulmalıdır.  Bu konuda yapılan araştırmalar annesiyle kalan buzağıların ölüm riskinin 4 kat fazla olduğunu göstermiştir.

Ağız sütü çok temiz bir şekilde içirilmelidir.  Ağız sütü verirken buzağıya hastalık yapabilecek mikroplarla bulaşık süt verilmemesine özen gösterilmelidir.

Ağız sütünün kalitesi kuru dönemdeki ineklerin beslenmeleriyle doğru orantılıdır.  Ayrıca; sıcaklık stresine maruz kalmış ineklerin ağız sütlerinin kaliteli olmayacağı bilinmelidir.

Ağız sütü kompozisyonu ırklara göre de değişiklik gösterebilir.  Örneğin; Jersey ırkı ineklerin ağız sütleri, Holstein ırkı ineklere göre daha zengin içeriklidir.  Etçi ırkların ineklerinde ise daha yoğun besin maddesi içerikli ağız sütü oluşur. 

Ağız sütü koruma, besleyicilik ve vitamin deposudur.  Örneğin; ağız sütü normal süte göre 8,6 kat daha fazla A vitamini içerir.  Her türlü gıda maddesi yüksek olmakla beraber,  süt şekeri yani laktoz ağız sütünde, süte göre yarı yarıya daha azdır.

Ağız sütünün zengin içeriği fark edilmiş ve son yıllarda insan hekimliğinde gıda katkısı olarak piyasaya sunulmuştur.

Buzağının yaşamı için şart olan ağız sütünün içirilmesi ve içirildiğinden emin olunmasının "sağlıklı bir başlangıç"  anlamına geldiğini unutmayalım.

Anneden koruyucu maddelerin yavruya kan yoluyla geçmeyeceğini, sadece ağız sütüyle aktarılabileceğini bilelim.

Ağız sütünün buzağılara verilmesiyle ilgili problemlerden her yıl binlerce buzağı kaybediyoruz.  Bu bilgilerle buzağı kayıplarını önleyebiliriz.